Anne ve Bebek, İlk Adım
Aslında anne ve bebek olarak ilk adım, hamile olduğumu öğrendiğim anda başladı…
Önce 9 ay boyunca yüzümde aptal bir gülümseme, içimde tarif edemeyeceğim kadar derin bir huzur ve gündelik konuları önemsememe hali.
Hayatınıza yepyeni bir birey katılacak ve siz onu hiç tanımıyorsunuz.
Doğum ve sonrasına dair bilgi ya da tecrübeniz yok. Aklınız hep onda…
İçeride mutlu mu acaba?
Neye benzeyecek?
Doğunca sütüm hemen gelecek mi?
Doğum nasıl olacak?
Bu ve benzeri sorularla tam 248 gün geçti.
Anne ve Bebek İlk Heyecan
Hamilelik haberini alır almaz bilinmez bir dönem başlıyor. Anne ve bebek ilk heyecan tam olarak burada başlıyor.
İçinizde küçücük bir canlı var ve her gün büyüyor. Büyüdükçe de “Her şey yolunda mı?” sorusu büyüyor.
Doktor kontrolleri, testler, tahliller…
Hele ki benim gibi 40 yaşına yaklaşmış bir hamilelik söz konusuysa, anomali ihtimalleri daha çok konuşuluyor.
Bir de istatistikçiyseniz, olasılıklar beyninizde dört dönüyor.
Ama doğanın çok güçlü bir kanunu var:
Mükemmel olanı çoğaltmak.
Eğer bir şey yolunda gitmiyorsa, vücut bunu çok erken aşamada durduruyor.
Bu sadece insan için değil, doğadaki tüm canlılar için geçerli.
Anne ve bebek…
Ne kadar da mükemmel bir düzen değil mi?
Doğum Anı: Anne ve Bebek
Rahat sayılabilecek bir hamilelik sürecinin ardından sancılar başladığında hastaneyi arayıp yola çıktık.
Doğumu Amerika’da yapmaya karar vermiştik, bu nedenle farklı bir hastane kültürünü deneyimleyeceğimizi biliyorduk.
Hastaneye vardığımızda sancılar artmıştı. Epidural yapıldı ve bir anda rahatladım.
Normal doğum ilerlerken Efe’nin nabzı zayıflamaya başlayınca doktor daha fazla risk almak istemedi ve onayımla sezaryene alındım.
Benim için tek önemli şey şuydu:
Sağlıklı gelsin.
Gözlerim eşimi arıyordu. Birkaç dakika sonra yanımdaydı ve Efe neredeyse aynı anda dünyaya geldi.
İnanamadım. Hiçbir şey hissetmeden, aylarca beklediğim oğlumu gördüm.
İlk işlemlerden sonra anne ve bebek ten teması için bana verdiler.
Tarifi zor bir duyguydu…
Normal kiloda olmasına rağmen bana inanılmaz küçük ve narin geldi.
Sevinç çok büyüktü.
Ama sevinçle birlikte bir duygu daha vardı:
“Ben şimdi ne yapacağım?”
Anne ve Bebek: İlk Günler
Hemen emmeye başladı. İlk süt geldi.
Bu, beni inanılmaz rahatlattı.
Kucağımdan hiç bırakmak istemedim. Ayların birikmiş hasreti vardı içimde.
İki gün sonra hastaneden çıktık ve eve döndük.
Artık hayatımız üç kişilikti.
Ve tamamen farklıydı.
Bebek doğduğu andan itibaren dünyanın düzenine uyum sağlamaya çalışıyor.
Bu süreçte tek ihtiyacı ise annesi:
Anne kokusu
Anne teni
Anne güveni
Anne sütü
Kısacası anne ve bebek.
Anne ve Bebek İlk Yolculuk
31 gün sonra Türkiye’ye dönüş vakti geldi.
12–13 saatlik bir yolculuk… Kaygılıydım.
Ama süreç düşündüğümden çok daha kolay geçti:
- Bebek adına bilet alındığında puset için uygun koltuk veriliyor
- Uçak kalkınca kabin ekibi puseti monte ediyor
- Uçağın motor sesi, anne karnındaki seslere benzediği için bebekler çok rahat uyuyor
Efe sadece emerken uyandı, onun dışında tüm yol boyunca sakindi.
Asıl heyecan ise İstanbul’daki eve girişimizdi.
Aileyle ilk buluşma…
Efe, şaşkın şaşkın herkesi izliyordu.
Anne ve Bebek Arasındaki Bağ
Efe her gün büyüyor.
Benim için en kıymetli tarafı ise şu:
Bebek sizi anda tutuyor.
Geçmiş yok.
Gelecek yok.
Sadece şimdi var.
Anne ve bebek arasındaki bağ doğru kurulursa, kelimelere bile gerek kalmıyor.
Bir bakış yetiyor.
Bir nefes değişimi bile mesaj taşıyor.
Zamanla oğlumla bu dili çözdüğümüzü fark ettim.
Şimdi 3 yaşına yaklaşırken, bu bağın özgüvenine ve çevikliğine nasıl yansıdığını görüyorum.
Anne ve bebek ilişkisi doğru yapılanırsa, sağlıklı bir yetişkin yetişiyor. Buna gerçekten inanıyorum.
Sonuç
Annelik, hamilelikle başlayıp ömür boyu süren çok özel bir rol.
Bazen yoruluyorsunuz, bazen hasta olamıyorsunuz ama hep anda kalıyorsunuz.
Ve fark ediyorsunuz ki;
Hayatın asıl keyfi burada.
Anne ve bebek olarak hayatın keyfini çıkarmanız dileğiyle…